Mar
09
Kategori:
Eğitim |
Etiketler: Atatürkün sözleri, bilim ve teknoloji, bilim ve teknoloji şiirleri, bilim ve teknolojiyle ilgili sözler, teknoloji haftası Atatürk Derki;
* Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fenin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir.
* Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız… Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan olacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.
* Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler, hayatı, akla ve gerçeklere uygun olarak göremez. Hayat felsefesini geniş bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye mahkumdur.
* Başarılı olmak için aydın sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında doğal bir uyum sağlamak lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği idealler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır.
*Halka yaklaşmak ve halkla kaynaşmak daha çok aydınlara yöneltilen bir vazifedir. Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini ve ne yapacaklarını önce kendi beyinlerinde iyice kararlaştırmalı, onları halk tarafından iyice benimsenip kabul edilebilecek bir hale getirmeli, onları ancak ondan sonra ortaya atmalıdır.
* Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. İlim mutlaka cahilliği yener, o halde halkı aydınlatmak lazımdır.
* Bu millet ve memleket ilme, irfana çok muhtaç; tahsil yapmış, diploma almış gelmiş, olanları korumak kadar doğal ve lüzumlu bir şey olmaktan başka, parti parti eğitim ve öğretim görmek için ilim ve fen almak için Avrupa’ya, Amerika’ya ve her tarafa çocuklarımızı göndermeye mecburuz ve göndereceğiz. İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa, sanat nerede varsa gidip, öğrenmeye mecburuz. Bu nedenle artık himaye çok zayıf kalır. Bunun yerine mecburiyet geçerli olur.
* İlim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerde ben emir vermem. Bu alanda isterim ki beni bilim adamları aydınlatsınlar. Onun için siz kendi ilminize, irfanınıza güveniyorsanız, bana söyleyiniz, sosyal ilimlerin güzel (yapıcı) yönlerini gösteriniz, ben takip edeyim.
* Ben, manevî miras olarak hiç bir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.

Yazinin devami icin tiklayin »
Mar
09
Kategori:
Sağlık |
Etiketler: ballı ıhlamur, ıhlamur ağacı, ıhlamur çayı, ıhlamur çiçeği, ıhlamur kokusu, kabızlığa karşı ıhlmur, öksürükte ıhlamur 
Ihlamur Çiçeği
Haziran Ağustos ayları arasında beyazımsı sarı renkli, hoş kokulu çiçekler açan, yüksek boylu ağaçtır. Genellikle ormanlarda tabiî olarak bulunursa da, süs ağacı olarak park ve bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları saplı, ucu sivri, kenarları dişli, taban kısımları kalp biçiminde, üst yüzü yeşil, alt yüzü beyazımsı yeşil ve tüylüdür. Çiçekler, en az üçü bir arada olmak üzere sarkık durumlar teşkil eder. Meyveleri küre şekilli ve tek tohumludur.Ihlamur ağacı filizden iyi büyür. Azami bir sene yaşar.
Soğuk algınlığı, grip, bronşit ve öksürüğün tedavisinde etkilidir. Çiçekleri ve yaprakları deri kaşıntıları, yanık ve iltihaplarda kullanılıyor. Uykusuzluk ve gerginliğe karşı birebir. Bazı migren ağrılarına ve kabızlığa da iyi geliyor.
Önceki yıllarda daha çok grip ve öksürüğe karşı içilen ıhlamur, artık daha çok tüketiliyor.
Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, organik asitler, şeker, C ve P vitamini reçine ve enzimler bulunuyor. Ihlamuru başka bitkilerle birlikte demleyerek içtiğimizde, kimi hastalıklara karşı daha etkili oluyor. Örneğin; portakal çiçekleriyle birlikte kaynatılıp içildiğinde migrene, naneyle birlikte demlendiğinde mide rahatsızlıklarına iyi geliyor.
Yazinin devami icin tiklayin »
Mar
08
Kategori:
Genel |
Etiketler: akut, artçı, elazığ, elazığda deprem, karakoçan ilçesi, muammer erol, richter, selçuk aslan 
Elazığ Depremi
Saat 04.32′de Elazığ’da 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Depremde ilk belirlemelere göre en çok Kovancılara bağlı üç köyde hasar meydana geldi. Başbakanlık 20 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Elazığ’da bu sabaha karşı saat 04.32′de meydana gelen Richter ölçeğine göre 6.0 büyüklüğündeki depremde ilk belirlemelere göre 20 kişi yaşamını yitirdi 60 kişi yaralandı. Merkez üssü Karakoçan ve komşu Kovancılar ilçelerine bağlı bazı köylerde yıkılan evlerin enkazında kalanlar oldu, yüzlerce yaralı hastanelere taşındı.
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, merkez üssü Elazığ’ın Karakoçan ilçesi olan depremde, Okçular, Yukarı Kanatlı ve Kayalı köylerinde 20 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Okçular ve Yukarı Kanatlı ve Kayalı köylerinde 20 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir” ifadesine yer verildi.
ÇADIR KENT KURULUYOR
Yazinin devami icin tiklayin »
Mar
07
Kategori:
Sağlık |
Etiketler: antiseptik nedir, çam sakızı faydası, çam sakızı nasıl kullanılır, çam sakızı nedir, kaliteli çam sakızı 
Çam Sakızı
Çam sakızı çam ağacından değil köknar ağacından çıkan sakızdır.Bakkal veya marketlerde Çam sakızı çam ağacından değil köknar ağacından çıkan sakızdır.Bakkal veya marketlerde satılan sentetik çikletler gibi balon yapılamaz.Çiğnendikçe rengi morarmaya başlar ve sertleşir.En sonunda ağızda tamamen toz haline gelir.
Çam Sakızı bal renginde ve kıvamında, keskin kokulu, acı bir maddedir. İçerisinde kolofan ve reçine asidi bulunur.
Çam sakızının oluşum süreci:
Kışın donmamak için kabuğundaki özsuyu içine çeken ağaç karların erimesiyle yeniden canlanır.Ancak gelişen, genişleyen, boy atan ağaca kabuğu dar gelir.Bu yüzden kabuk; dal, budak, kök gibi kıvrımlı yerlerden çatlamaya başlar.Ağaç, kabuğundaki bu yaraları kendi özsuyuyla, reçinesiyle onarmaya çalışır.Bu reçineye halk arasında pis denir ve ahşap verniğinin* ham maddesidir.Reçine zamanla kabuk üzerinde katılaşmaya başlar. Eğer reçine ağacın güneşe bakan tarafındaysa kısa sürede sakız kıvamına gelir, fakat vaktinden önce olduğu için tadı güzel olmaz ve birisi tarafından toplanmazsa kısa sürede bozulur.Bu sakıza halk arasında kenkoh* denir.Boza veya kan rengindedir tadı acıdır.Eğer reçine ağacın gölgeye bakan bir kısmında yüzeye çıkarsa ancak yaza doğru sakız kıvamına gelir.Halk arasında tsip denen bu sakızın rengi bal gibi sarımtırak ve yarısaydamdır, tadı aromatik ve hoştur.
Çam sakızının faydaları:
Çam sakızı mide öz suyu için stabilizatör görevi görür, ph değerini düzenler. Mide hastalığı çeken kişilere tavsiye edilir.
Yazinin devami icin tiklayin »
Mar
06
Kategori:
Sağlık |
Etiketler: karabiber, karabiber baharatı, karabiber zararı, karabiberin faydaları, karabiberin yararı 
Karabiber
Karabiber ,çiçekli bitkilerden Piperaceae familyasına ait bitkilerin meyvelerinin kurutulup, baharat şeklinde kullanılmasıyla elde edilen toz şeklidir. Beyazbiber, yeşilbiber gibi çeşitleri de vardır. Kökeni Hindistan olmasına karşılık, tüm sıcak iklimlerde yetiştirilebilir.
Küre biçimli, eriksi tipte meyveleri vardır, kabuğunun dış kısmı etli, iç kısmı serttir. Olgunlaşmadan önce toplanıp kurutulursa karabiber, olgunlaştıktan sonra kabukları soyularak kurutulursa beyazbiber elde edilir. Her iki biber de baharat olarak kullanılır.
Hindistan’ın umman körfezine bakan Batı kıyılarındaki ormanlarda kendiliğinden yetişen tırmanıcı, çok yıllık bir bitki olan karabiberin baharat olarak kullandığımız kısmı, üzümsü meyvelerinin kurutulmuşudur. Küçücük topçuklar halindeki meyveleri toplanır, kurutulur, sonra da çekilerek toz haline getirilir. Çok eski zamanlardan beri Güneydoğu Asya’da özel olarak yetiştirilmektedir. Eski Yunan ve Roma’da değiş – tokuş maddesi olarak kullanılır, vergiler karabiber olarak toplanırdı.
Karabiber % 1 – 3 oranında uçucu aromatik bir yağ içerir. Diğer kimyasal bileşikler sayesinde, karabiber, belki de sindirim sistemimizi en çok çalıştıran baharatlardan biridir.
Yazinin devami icin tiklayin »
Mar
04
Kategori:
Magazin |
Etiketler: belluvue rezidance, boşanma davası, can tanrıyar, dalaman, petek dinçöz, thy 
Ünlülere Neler Oluyor?
Petek Dinçöz 2 yıl önce Beyaz Şov’da canlı yayında nikah masasına oturduğu televizyoncu eşi Can Tanrıyar ile boşanmak için mahkemeye başvurdu.
Seda Sayan ve Mehmet Ali Erbil’in ardından sanat dünyasında bir ünlü çiftin daha evliliği çatırdadı. Şarkıcı Petek Dinçöz (30) 8 yıllık flörtün ardından 2 yıl önce canlı yayında nikah masasına oturduğu Can Tanrıyar’dan (50) boşanıyor. Vatan gazetesinden Gülşen Yüksel’in haberine göre, sık sık kızlı-erkekli bir grup arkadaşıyla gece kulüplerinde boy gösteren Tanrıyar’ın, eşinin tüm ikazlarına rağmen hayatına çeki düzen vermemesinin bu evliliği bitirdiği öne sürüldü.
1 hafta önce Levent’teki Belluvue Rezidance’daki evlerini ayıran çiftten Can Tanrıyar’ın eşini boşanmaktan vazgeçirmek için çabaladığı da öğrenildi. Tanrıyar şöyle konuştu; “Boşanma kararı aldığımız doğru. Petek’ın avukatı mahkemeye başvurdu, davayı da o açtı. Herhalde 1 haftaya kadar boşanırız. Bizi boşanmaya götüren olay gerçekten çok komik. Geçen çarşamba Marmaris’e gitmem gerekiyordu. Bunu Petek’e söyledim. O da bana ‘Benim duyduğum şeyler var, sen Marmaris’e değil Antalya’ya başka şeyler için gidiyorsun’ dedi. Açıkçası benden şüpheleniyordu. Komik bir şey oldu ve ben Antalya’ya gittim. O komik şey de hava muhalefeti. Dalaman da fırtına çıktı, uçak inemedi. Uçak fırtına nedeniyle Antalya’ya indi. Keşke İstanbul’a geri dönseydi . Ben sağ salim inme telaşıyla Petek’i aradım. ‘Biliyor musun başımıza ne geldi şu anda Antalya’dayım’ dedim. O da çıldırdı ‘Bana numara yapma zaten senin Antalya’ya gideceğini biliyordum’ dedi. Ama derdimi anlatamadım, telefonu kapatmak zorundaydım Çünkü uçak yeniden havalanacaktı.
Yazinin devami icin tiklayin »
Mar
01
Kategori:
Eğitim |
Etiketler: arzuhal nedir, dilekçe nasıl yazılır, dilekçe nedir, dilekçe örneği, örnek dilekçe 
Dilekçe Örneği
Bir dilekte yada şikayette bulunmak veya bilgi vermek amacıyla resmi makamlara sunulan tarihli,imzalı mektuptur.Kişiyi ve kamuyu ilgilendiren bir hakkın sağlanması, bir haksızlığın düzeltilmesi, kaldırılması için gerçek yahut tüzel kişilerce ilgili makamlara yazılan yazılara dilekçe denildiği gibi, istida, arzuhal de denir.
Her Türk vatandaşının resmî kurumlara dilekçe verme hakkı vardır ve bu hak anayasanın teminatı altındadır.
Dilekçe Nasıl Yazılır?
Çizgisiz beyaz kâğıda yazılmalıdır. Kesinlikle yarım kâğıt kullanılmamalıdır. Kâğıdın arka yüzüne geçilmemelidir,çok gerekli ise ikinci kâğıt kullanılmalıdır.
Bilgisayar ,daktilo veya dolma kalemle yazılabilir. Tükenmez kalemle mavi ve siyah mürekkepli kalemler dışında başka renkli kalemlerle yazılmaz.
Sorun hangi kurumu ilgilendiriyorsa ona hitap edilerek başlanmalıdır.
Yer ve tarih belirtilmelidir.
Ciddi ,resmî, saygılı bir dil ve üslûp kullanılmalı, nesnel olunmalıdır.
Yazinin devami icin tiklayin »
Şub
28
Kategori:
Sağlık |
Etiketler: alev üneri, baş dönmesi, baş dönmesi tedavisi, kronik denge, nörolojik şikayet, vertigo nedir, vestibüler sistem 
Baş Dönmesi
Baş dönmesi ve boşluktaki yönelim değişikliği hissinden kaynaklanan nörolojik şikayete vertigo denir. Hareket halüsinasyonu olarak da betimlenebilen vertigo, tipik olarak dönme ve rotasyon şeklinde oluşur. Tüm hasta guruplarında sıkça görülebilir ve erkeklere oranla kadınlarda daha sık gözlenir. Vertigonun toplumda görülme sıklığı yaşla artmaktadır.
Baş dönmesi deyimi var olmayan bir hareketin var gibi hissedilmesini tarif ediyor. Bazı baş dönmelerinde kişi etrafının ya da kendisinin hareket ettiğini görürken duvarlar, eşyalar dairesel olarak dönüyor veya aşağıdan yukarıya kayıyor, bazen de etrafın değil kendisinin hareket etmekte olduğunu hissedebiliyor.
Prof. Dr. Alev Üneri, baş dönmesinin özelliklerini şöyle dile getiriyor:
“Bazen bu hareket o kadar kuvvetli ve hızlı hissedilir ki hasta gözünü açamaz ve ayakta duramaz. Bu görüntü yanılgısının sebebi gözlerde nistagmus denilen istemsiz hareketlerdir. Bir baş dönmesi atağı birkaç saniye sürebileceği gibi saatlerce, ya da hafifleyerek günlerce, aylarca sürebilir, bazen de belli aralıklarla tekrarlar. Tekrarlama aralıkları da çok değişik olabilir, günde birkaç kez kısa süreli ataklar gelebilir ya da iki atak arası 25-30 seneye kadar uzayabilir. Kişiden kişiye değişmekle beraber özellikle şiddetli ve uzun süreli ataklara bulantı ve kusma eşlik edebilir.”
BAŞ DÖNMESİ VE DENGE BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ
Marmara Üniversitesi Nöroloji Ensitütüsü’nde görev yapan Prof. Dr. Alev Üneri, baş dönmesi ve denge bozukluğunun nedenleri hakkında şu bilgiyi veriyor:
“Baş dönmesi sorunu olan kişilerde genetik bir yatkınlıktan söz etmek mümkün. Sorun vestibüler sistemden kaynaklanıyor. Vestibüler sistem, iç kulak denge sistemi olarak bilinir, bunun sebebi bu sistemin duyu yani algılayıcı organının iç kulaktaki labirent adı verilen organcık olmasıdır. Ancak görme veya işitme duyusunda olduğu gibi iç kulaktaki organcık yalnızca algılama aracıdır, vestibüler sistem olarak adlandırdığımız yapı ise, bu organcık tarafından algılanan verilerin işlendiği ve sonuçlarının ilgili tüm vücut fonksiyonlarına yansıtıldığı santral ve periferal sinir sistemi ağını da içeren yapılar bütünüdür. Sonuç olarak vestibüler sistemin herhangi bir noktada etkilenmesi baş dönmesi hissini oluşturur. Baş dönmesi ve denge bozukluğunda stres hormonlarının, cinsiyet hormonlarının önemli rolü var. Hastaların ortak bazı özellikleri dikkat çekiyor. Çocukluklarında taşıt tutan, vapura binemeyen, midesi bulanan kişilerde baş dönmesi sorununu erişkinlikte daha sık gözlüyoruz. Kronik denge bozukluğu olarak gelişebiliyor. Bir de bazı ilaçların iç kulaktaki denge merkezini etkilediği denge bozuklukları görüyoruz. Örneğin diyaliz hastalarına verilen antibiyotiklere bağlı denge bozukluklarının tedavisinde de bu yöntemi tercih ediyoruz.”
Yazinin devami icin tiklayin »
Şub
26
Kategori:
Yaşam |
Etiketler: cem yılmaz, elif okur, gül kireklo, paşabahçe devlet hastanesi, varmısın yokmusun 
Cem Yılmaz’ın Elif’i Yoğun Bakımda
Cem Yılmaz’ın “Var Mısın Yok Musun”da tedavisi için yarıştığı küçük Elif,hastanede yaşam savaşı Veriyor.
Leğen kemiğindeki tümörle mücadele eden 9 yaşındaki Elif Okur’u Türkiye, “Var mısın Yok musun” adlı yarışmayla tanıdı. Ünlü şovmen Cem Yılmaz, Elif için yarışmaya katıldı ve tam 100 bin TL kazandı. Ancak aylar önce Cem Yılmaz ile gülen Elif’in güzel yüzü, bu kez soldu. Durumu ağırlaşan minik Elif önceki sabah yoğun bakıma alındı.Sabah’tan Gül Kireklo’nun haberine göre, Trabzon’daki evlerini bırakıp Beykoz’daki akrabalarının yanına yerleşen ailesi, yavrularının hastalığı yenmesi için ellerinden geleni yaptı. Ancak durumu önceki sabah ağırlaşan Elif, hemen Paşabahçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Solunumu yetersiz olan ve makinelere bağlanan Elif, şimdi yoğun bakımda uyutuluyor.
Şub
26
Kategori:
Sağlık |
Etiketler: akciğer zarı, balgamlı öksürük, çocuklarda öksürük, difteri nedir, gülhatmi, havlar gibi öksürme, kuru öksürük, larenjit, öksürüğe salep, Öksürük nedeni, öksürük tedavi, öksürükte incir 
Öksürük Tanımı
Öksürük solunum yolu hastalıklarında en sık görülen belirtilerden biridir. Solunum yollarına giren yabancı cisimleri ya da içeride oluşan bronş salgısı, balgam, kan gibi patolojik maddeleri dışarı atmaya yönelik bir refleks biçiminde ortaya çıkar. Şiddetli bir soluk vermeyle birlikte gırtlağın kapanmasını sağlayan ses tellerinin kasılmasından oluşur. Göğüs kaslarının bu sıradaki ani kasılmasına karın kasları da eşlik eder. Soluk borusunun içindeki basıncın yükselmesi gırtlağı açılmaya zorlar ve zorlanan gırtlaktaki ses tellerinin titreşimi tipik öksürük sesinin çıkmasına yol açar.Öksürük solunum yollarının herhangi bir bölümünün uyarılmasıyla gelişen bir refleks değildir. Örneğin, akciğer hava keseciklerinin (alveol) duvarı uyarıldığında insan öksürmez. Öksürük öncelikle gırtlak, soluk borusu ve bronşların bir bölümünden kaynaklanır.
Zatürree gibi bir akciğer hastalığında balgam bronşlara ulaşmadıkça öksürük görülmez. Akciğer zarı (plevra) hastalıklarında, örneğin plöre-zideyse inatçı bir öksürük vardır. Solunum yollarında gerçek bir hastalık olmadan da histeri ve ruhsal gerginliğe bağlı, sinirsel öksürük görülebilir.
Kuru öksürük
Öksürük sesi yalnızca ses tellerinin titreşimiyle oluşur. Hasta balgam çıkarmaz. Bu tip öksürük genellikle şu durumlarda görülür:
1)Balgam oluşturmayan gırtlak,soluk borusu ve bronş İltihaplarında görülür.
2)Plörezi gibi akciğer zan hastalıklarında görülür.
Veremin başlangıç döneminde görülen “kesik öksürük” de bir tür kuru öksürüktür.
Balgamlı öksürük
Ses tellerinin gerilmesiyle ortaya çıkan sese balgam parçacıklarının solunum yolları boyunca hareketiyle oluşan sesler de eklenir. Değişik miktarlarda da olsa balgam her zaman vardır, ama hastanın küçük çocuk, yaşlı vb olması gibi durumlarda öksürükle dışarı çıkarılamaz, yutularak mideye gider.Bir önceki bölümde açıklandığı gibi öksürüğün “kuru” ve “balgamlı” olmak üzere başlıca iki tipi vardır. Ama öksürük bunlardan başka bazı özel biçimlerde de ortaya çıkabilir.
Yazinin devami icin tiklayin »