misstr.com

paylaşmak yaşamak demektir

Arşivler ‘Yaşam’ Kategorisi

Tem
01

Kemal Özer

Yazı Kategori Kültür & Sanat, Yaşam

şair

Kemal Özer Öldü
1950 kuşağının önemli temsilcilerinden olmasıyla beraber İkinci Yeni anlayışıyla da şiirler kaleme alan Kemal Özer, dün öğleden sonra 16.30 sularında evinde vefat etti.
Özer için perşembe  ikindi vakti İstanbul Aksaray’daki Muratpaşa Camii’nde cenaze töreni düzenlenecek.
1935’te İstanbul’da doğan Özer’in başlıca şiir kitapları, Gül Yordamı , Ölü Bir Yaz , Tutsak Kan , Kavganın Yüreği , Yaşadığımız Günlerin Şiirleri , Sen de Katılmalısın Yaşamı Savunmaya , Geceye Karşı Söylenmiştir , Kimlikleriniz Lütfen , Araya Giren Görüntüler, Sınırlamıyor Beni Sevda , İnsan Yüzünün Tarihinden Bir Cümle , Bir Adı Gurbet , Oğulları Öldürülen Analar , Onların Sesleriyle Bir Kez Daha , Sevdalı Buluşma’dır .Şair özer, şiir dışında, deneme, öykü, gezi yazısı, anı gibi diğer türlerde de eserler vermiştir.

Haz
30

Eşcinseller Yürüyor

Yazı Kategori Genel, Yaşam

eşcinsel

Geleneksel Eşcinsel Yürüyüşü
ABD’nin New York kentinde geleneksel eşcinsel yürüyüşü ”LGBT Gay Pride”, Manhattan’daki 5. caddede yapıldı.
Yürüyüş, eyalet senatosunda önümüzdeki haftalarca oylanması beklenen eşcinsel evlilikle ilgili yasa tasarıyla ilgili tartışmaların sürdüğü bir dönemde düzenlendi.
Manhattan’daki ünlü Beşinci Cadde’de öğle saatlerinde başlayan yürüyüş, 5 saate yakın sürdü. Kentte 40. kez düzenlenen, ülke çapındaki en büyük ve en eski eşcinsel festivallerinden olan yürüyüşe, yetkililerinden alınan rakamlara göre, izleyicilerle birlikte 500 bine yakın kişi katıldı.
Yürüyüşte New York’un Demokrat Partili Senatörü Chuck Schumer, New York Valisi David Paterson, Belediye Başkanı Michael Bloomberg ve diğer üst düzey eyalet ve kent yöneticileri de hazır bulundu.
8 milyondan fazla nüfusa sahip New York eyaletinde tasarının yasalaşması halinde, ABD’de ilk kez büyük nüfusa sahip bir eyalette eşcinsel evliliğe onay çıkmış olacak.

Haz
29

Güzellik ve Bakım İçin Önemli !

Yazı Kategori Kadınlar, Yaşam

güzellik

Güzellik cilt bakımı hakkında bir çok detay bulunmaktadır. Uzmanlar bu detayları kısaca temel yapılar halinde aşağıdaki gibi açıklamaktadır. Bu açıklamalara göre 6 unsura dikkat edilmesi gerekiyor. Deneyin farkları bizimlede paylaşın.

Dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz’e göre bütün dünyada kabul edilen en önemli güzellik kriteri cildin güzel; kaliteli ve sağlıklı olması.
Dünyanın en çok okunan doktoru Mehmet Öz, ‘uzun yaşamın sırrı’ndan sonra bu kez de ‘güzelliğe’ el attı. Öz son kitabında  ‘sağlıkla güzelleşme’nin basit formüllerini verirken güzelliğin düşmanlarını da tarif ediyor.

GÜZELLİĞİN 6 BÜYÜK DÜŞMANI

Dr. Mehmet Öz’e göre şu altı şey insanın dış güzelliğini etkiliyor;
-Ağrı
-Uykusuzluk
-Deprasyon
-Yalnızlık
-Amaçsızlık
-Mutsuzluk

GÜZELLİĞE İLK ADIM KALİTELİ VE BAKIMLI CİLT
Dr. Mehmet Öz’e göre güzelliğin ilk  göstergesi dış güzellik. Bütün dünyada kabul edilen en önemli güzellik kriteri şu:  Cildin kaliteli, güzel ve sağlıklı olması.

YANLIŞ GIDA VE İLAÇ ÇİRKİNLEŞTİRİR
Dış görüntümüz, iç sağlığımızı da gösteren bir barometre. Cildimiz vücudumuzun en geniş organı olduğu için yediğimiz besinler, aldığımız ilaçlar, iç güzelliğimizi ve sağlıklı olmamızı belirliyor. Sağlık, dış güzelliğe de yansıyor. Dış güzelliği artırıyor. Ama iç güzelliği yoksa bu kez de dış güzelliği düşmeye başlıyor. Kısacası, ‘Sağlıklı olmak güzel olmak.
Hayatımızı kontrol edemediğimiz anda kilo almaya başlıyoruz. Bağımlılar aslında bağışıklık sistemleri da zayıf olan insanlardır. Örneğin, işini, özel hayatını kontrol edemiyorsan, yemek yemeyi kontrol edemiyorsan, kendinle ilgili farkındalığın da gelişmemiş oluyor. Ruhsal ve içsel olarak, insan kendisiyle ilgili birçok gerçeği görebilirse eğer o noktada hayatını ve kendini değiştirme şansı da olabiliyor.

Haz
29

Çocuk ve Oyuncak Kullanımı Hatası !

Yazı Kategori Aile, Eğitim, Sağlık, Yaşam

çocuk ve oyuncak

Çocuk ve Oyuncak Kullanımı Hatası !

Oyuncakçılar Derneği (OYDER) Başkanı Ahmet Alioğlu, oyuncakların çocukların hayal gücüne olumlu katkıda bulunduğuna dikkat çekerek, “Halen çocuk ağlıyor, oyuncak verelim de susturalım mantığı ile oyuncak alınıyor. Bu yanlış.” dedi.
Çocuğu oyuncakla susturmak yanlış !
Oyuncakçılar Derneği Başkanı Ahmet Alioğlu, CİHAN muhabirine yaptığı açıklamada, oyuncakların çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimindeki önemine dikkat çekti. “30 yıldır, bu sektörün içinde biri olarak bu oranın çok düşük olduğunu söyleyebilirim.” diyen Alioğlu, pek çok kimsenin “Çocuk ağlıyor oyuncak verelim de sussun” mantığı ile hareket ettiğini, bunun ise yanlış olduğunu kaydetti. Son yıllarda anne babaların daha çok zeka geliştirici oyuncakları tercih ettiğini söyleyen Alioğlu, oyuncak silahlara rağbetin ise azaldığını belirtti.
Alioğlu, ailelerin oyuncak seçimi sırasında dikkat etmesi gerekenler konusunda da uyarılarda bulundu. Bir oyuncakta mutlaka CE işareti, firma ismi, adresi ve telefon numarasının yazılı bulunması gerektiğini kaydeden Alioğlu, şöyle devam etti: “Bir ebeveyn, çocuğuna oyuncak aldığı zaman yaşına uygunluğuna dikkat etmeli. Oyuncağın etiketi üzerindeki güvenlik uyarılarını okumalı.
Çocuğuna, oyuncak ile nasıl oynayacağı konusunda detaylı bilgi vermeli. Boğulma tehlikesine karşı, çocuğun oyuncağın ambalajı ile oynamasına izin vermemeli. Büyük çocuklar için alınan oyuncaklar, küçük çocuklara verilmemeli. Bakıcı veya aile büyüklerine oyuncak güvenliği hakkında bilgi verilmeli. Oyuncaklar için güvenli saklama koşulları sağlanmalı. Oyuncaklar sık sık gözden geçirilerek, tehlike arz edecek şekilde kırılmış ya da bozulmuş olanlar atılmalı.”

OYUNCAĞA TÜRKİYE’DE 12 DOLAR, AVRUPA’DA 250 EURO
Oyuncakçılar Derneği Başkanı Ahmet Alioğlu, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında yapılan bir kıyaslamada oyuncağa Avrupalıların daha çok önem verdiğinin görüldüğünü kaydetti.
Türkiye’de 2000′den, 2005′li yıllara kadar çocuk başına düşen yıllık oyuncak harcamasının 10-12 dolar düzeyinde olduğunu söyleyen Alioğlu, ekonomik krizin ardından bu oranın son bir yılda 8.5 dolara kadar düştüğünü belirtti. Alioğlu, “Avrupa ülkelerinde ise yılda bir çocuk için oyuncağa yapılan harcama 250 Euro.” dedi. Alioğlu, oyuncaklarda uygulanan referans kıymetlerin düşürülmesi halinde, oyuncak fiyatlarının uzuclayacağını, böylece satışların artacağını sözlerine ekledi.

Haz
29

İnternetteki Türk Kadını Ne Durumda

Yazı Kategori Dünya, Genel, Kadınlar, Yaşam

internette türk kadını

Dünya Bankası’nın “Kalkınma İçin Bilgi ve İletişim 2009” raporu yayınlandı. Raporda Türkiye’nin karnesi kırıklarla dolu.
Türk kadını internette gerilerde kaldı ! Türkiye’de kadın internet kullanıcılarını, toplam kullanıcılara oranının yüzde 7 düzeyinde bulunduğu belirtildi. Dünya Bankası bilgi teknolojileri alanında gelişme gösteren ülkelerde hükümetlerin “daha etkin, saydam ve duyarlı” hale geldiklerini bildirdi.

“Kalkınma İçin Bilgi ve İletişim 2009” raporunda finansal krizin teknoloji bağlantılı harcamaları sadece kısa vadeli etkileyeceği, bunun yılın ilk iki ya da üç çeyreğini kapsayacağı ancak teknoloji harcamalarının gelecek yıl yeniden artmaya başlayacağı tahmin edildi.

BÜYÜMENİN ANAHTARI
Dünya Bankası’nın “Kalkınma İçin Bilgi ve İletişim 2009” raporu yayımlandı. Rapora göre gelişmekte olan ülkelerde uzun süreli büyüme ve istihdam yaratmanın anahtarı “hızlı” internette bulunuyor. Rapor, bilgisayar, cep telefonu, cep bilgisayarı ve benzeri diğer teknoloji ürünlerini Bilgi Teknolojileri (IT), bunlar sayesinde yapılan, turizm, perakende ticaret, bankacılık işlemleri, ticari faaliyetler, sigortacılık olan Bilgi Teknoloji Uygulamaları (ITES) olarak inceledi.
Rapora Türkiye’de kadın internet kullanıcısı sayısı oldukça düşük bulunuyor. Raporda ülkelerin bilgi ve iletişim teknolojileriyle ilgili puanları 10 üzerinden verildi.

ERİŞİM PUANI 8
Buna göre Türkiye’nin “Bilgi ve İletişim Teknolojilerine Erişim” puanı 8, “Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Maliyet Açısından Ulaşılabilirlik” puanı 7, “Bilgi ve İletişim Teknolojisi Uygulamalarının Kamu ve İş Aleminde Benimsenmesi” puanı 7 oldu. Türkiye’nin bu alanda dahil olduğu üst-orta gelir grubu ülkelerde, söz konusu puanlar “ortalama”, 6.79, 6.82 ve 6.57 düzeyinde Türkiye ait olduğu grubun ortalaması üzerinde.

AVRUPA’DAN PAHALI
Konutlarda sabit telefon hattının aylık bedeli 2000′de ortalama 10.4 dolar iken 2007′de 13.5 dolara yükseldi. Fiyat Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde 5.8 dolar düzeyinde bulunuyor. Mobil servisler için Türkiye’de 2007′de aylık 12.7 dolarlık bir fiyat sepeti ölçülürken, rakam Avrupa ve Orta Asya bölgesi için daha düşük 11.8 dolar olarak saptandı.

Dünyadaki rakamlar hayli şaşırtıcı Bazı ülkelerde internet kullanan kadınların kullanıcılar içindeki oranları şöyle (yüzde):

Avustralya 68
Avusturya 55
Bulgaristan 28
Yunanistan 23
İtalya 28
Japonya 71
Letonya 51
Litvanya 41
Hollanda 77
Peru 26
Polonya 37
Rusya 21
İspanya 40
Tayland 15
İngiltere 61
ABD 67

Hat sayısında düşüş var
Raporda Türkiye’yle ilgili yer alan diğer bilgiler şöyle:

# 100 kişiye düşen telefon hattı 2000′de 27.3 idi, 2007′de ise yüzde 24.6. (Avrupa-Orta Asya ortalaması yüzde 25.7)

# 100 kişide cep telefonu aboneliği, 2000′de 23.9 idi, 2007′de yüzde 83.9 oldu. (Avrupa-Orta Asya yüzde 95)

# 2000 yılında 100 kişide internet aboneliği olanların oranı yüzde 2.2 idi, rakam 2007′de yüzde 6.3′e yükseldi. (Avrupa-Orta Asya yüzde 13.6)

Haz
29

Cep Telefonu İle Konuşurken

Yazı Kategori Tekno & Bilim, Yaşam
cep telefonu ile konuşan genç kız

cep telefonu ile konuşan genç kız

Cep telefonuyla fazla konuşmanın dirsek ya da ön kolda sinir sıkışmasına neden olabileceği bildirildi.

Cep telefonuyla çok konuşanlara taktikler.

Amerikalı doktorların “Cleveland Clinic Journal of Medicine” dergisinde yayımlanan makalesinde, cep telefonunun fazla kullanımının parmaklarda karıncalanmaların yanı sıra elde kas kaybına, dirsekte doku bozulmalarına yol açabileceği belirtildi.
Makaleye imza atanlardan Dr. Peter Evans, cep telefonuyla uzun konuşulduğunda sorunun parmaklarda karıncalanma, 4 ve 5. parmaklarda ve elin dış kısmında, bileğe doğru uyuşmalarla başladığını vurguladı.
Evans, tedbir alınmazsa sonunda kullanıcının elinin kas gücünü kaybedip örneğin şişe kapağını açmakta bile zorlanabileceği uyarısında bulundu.
Makalede, tıpta “kübital kanal sendromu” adı verilen bu hastalığa yakalanma riskini, kolun 90 dereceden fazla uzun süreli bükülü tutulmasının artırabileceği, kolun bu durumda tutulmasının koldaki sinirin gerilmesine ve dirsekten geçen kanalda baskıya yol açabileceğine dikkat çekildi.

-”KONUŞMA SIRASINDA EL DEĞİŞTİRİN”-

Dr. Evans, “kübital kanal sendromunun” şeker hastalığı ya da tekrarlanan travmalar gibi çok çeşitli nedenlerden ortaya çıkabileceğini ancak cep telefonu kullanımına bağlı olarak hastalığın görülme sıklığının arttığını ifade etti.
Hastalık riskini azaltmak için cep telefonuyla konuşulduğu sırada elin değiştirilmesini ya da “eller serbest” şeklinde konuşulmasını öneren Evans, bu basit önlemlerin genellikle yeterli olduğunu vurguladı.
Evans, riskin azaltılmasında kısa mesaj gönderme yönteminin de akıllıca olmadığını, fazla kısa mesaj göndermenin baş parmakta ağrılara ve sinir sıkışmalarına yol açabileceğini belirtti.
Konuya ilişkin makale, Fransız “Le Figaro” gazetesinin internet sitesinde de yer alıyor.