Get Adobe Flash player

Tatil Yeri

Cunda Adası

Cunda

Eşsiz bir doğal güzelliğe sahip olan ada hakkında ilk bilgi veren Yunanlı tarihçi Heredot, İ.Ö. 459/454 yıllarında yöreden Ekatonisos olarak bahsetmiştir. Adalarda Aıol kenti vardır demekle yetinmiştir. Kentin ve bulunduğu adanın isminden bahsetmemiştir.

Bölgeye gelen yazarlardan tarihçi ve coğrafyacı Stravon (M.S. 21-63/64), Plinius (M.S. 79), Klaodius Ailianos ve Ptolomomaios da eserlerinde adadan bahsetmişlerdir. Ama isim vermemişlerdir. Çünkü yöreyi tam olarak bilmiyorlardı. Yörede iki batık kent bulunmaktadır.

Devam ediyor...

Antalya’yı Tanıyalım

antalya

Antalya, Akdeniz Bölgesi’nde yer alan Antalya şehrinin aynı ismi taşıyan merkez ilçesidir.

Antalya, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biridir. Doğası, palmiyelerle sıralanmış bulvarları, geleneksel mimarisini korumuş merkezi Kaleiçi ve büyük ölçekli turizm yatırımları ile Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Antalya aynı zamanda, Türkiye’nin büyük ölçekli göç alan kentlerinden biridir.

2009 yılı verilerine göre Antalya şehir merkezinde 479.581 erkek, 476.015 kadın olmak üzere toplam 955.596 kişi yaşamaktadır. Bunun 912.000 kişisi ilçe merkezlerinde yaklaşık 43.000 kişi de şehir merkezine bağlı köylerde ikamet etmektedir. 
 
Devam ediyor...

Mersin Kızkalesi

mersin

Mersin Kızkalesi
Korikos sahil kalesinin 200 m açığındaki küçük adacık üzerindeki kaleye “Kızkalesi” denir. Büyük bölümü ayakta olan Kızkalesi’nin kuzey ve güney uçları sekiz kuleyle korunmuştur. Kalenin dış çevre uzunluğu 192m’dir. Kızkalesi ile sahildeki kale denizden bir yolla bağlanmış, denizden gelecek saldırılara karşı önlem alınmıştı.Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından 1448 yılında onarılan Kızkalesi bugün İçel turizminin sembolü haline gelmiştir.

Kızkalesi Efsanesi
Korikos’ta yaşayan Krallardan biri, bir kız çocuğu olsun diye gece gündüz Tanrıya yakarmaktadır. Sonunda dileği yerine gelir ve bir kız çocuğu olur.Kız büyüdükçe güzelliği ve yardımseverliği ile herkesin sevgisini kazanır.Günlerden bir gün kente bir falcı gelir. Kral onu saraya çağırtır, kızının geleceğini öğrenmek ister. Falcı prensesin eline bakınca irkilir ama bir şey söylemez .Kral zorlayınca “Kralım” der, Kızınızı bir yılan sokacak,bu yazgıyı hiçbir şey bozamıyacak der ve siz dahi engel olamıyacaksınız deyip oradan ayrılır. Kral, kıza birşey söylemez ama düşüncelere dalar. Sonunda kıyıya yakın üçük bir adacık üzerinde, ak taşlardan bir kale yaptırmaya karar vererek kaleyi yaptırır ve kızını buraya kapatır.Olan biteni bilmediğinden kızı üzülmekte, günden güne eriyip gitmektedir.Bu duruma çok üzülen kral kızı 19 yaşına gelince kalede bir şenlik verir. Bu şenliğe davetli bir köylü kadın da bağında yetişen nefis üzümlerden bir sepet hediye götürür. Fakat dalgınlığından sepetin içine giren yılanı görmez. Prenses üzümü çok sevmektedir.Daha sonra yemek üzere üzüm sepetini odasına gönderir. Herkes gittiğinde odasına çıkan kız, üzüm yemeye başlar.Osırada sepetin içindeki yılan çıkar ve prensesi sokarak öldürür.Kızkalesinin efsanesi rivayete göre budur.

Göcek

gocek

Göcek Hakkında
Göcek, Güney Ege illerimizden biri olan Muğla ili Fethiye ilçesine bağlı bir beldedir.  1997 yılı sayımına göre nüfusu 3.500  olarak belirlenmiş olup 2006 yılı itibarı ile yerleşik nüfusun 4.400 kişi olduğu tahmin edilmektedir.
Fethiye Körfezi içerisinde yer alan ve Göcek koyu olarak anılan sahil bandında deniz kıyısında yoğunlaşmış bir yerleşimdir.  Denize açılan Güney yönü hariç etrafı dik yükselen dağlarla çevrili olan Göcek, bu dağların arasında ki tek kuytulukta yer alan sınırlı bir araziye sahiptir.
Dalaman yönünden gelip Fethiye yönüne giden çok şeritli karayolunun tam olarak hizmete girmesi ile ulaşımı son derece rahattır. 2006 yılında tamamlanarak hizmete giren 980 metre uzunluğundaki Göcek Tüneli ile bu tarihe kadar buraya seyahat edenleri rahatsız eden Göcek Geçidi ve rampaları sorunu da aşılmıştır.

Göcek, 1980’li yılların başına kadar küçük ve sessiz bir köy olarak yaşayagelmiştir. Türkiye’deki turizm bilincinin gelişmesine paralel olarak keşfedilen Göcek, bu tarihten sonra hızla büyümüş ve bölgede ki önemi artmıştır. Şu anda bulunduğu bölgenin en tanınmış turizm lokasyonlarından biridir.
Kusursuz doğası ve denizi ile popüler bir rivyera olarak kabul edilen Göcek’te turizm sezonu Nisan ayından Kasım ayına kadar sürmektedir.

Göcek içinde bulunduğu körfezin coğrafi yapısı nedeni ile sakin ve korunaklı bir liman görevi görmektedir. Birbirinden güzel sayısız koyları, irili ufaklı tropikal şekilli adaları ve tertemiz turkuaz suları ile tatilciler ve deniz tutkunları için aranan tüm özellikleri bünyesinde barındırır. Göcek koyunun bu özellikleri açık deniz ve mavi yolculuk sevenlerin tekneleri için de mükemmel bir mola verme ve barınma noktası olmuştur. Bu ihtiyacı karşılamak üzere Göcek merkezinde dört ayrı uluslararası marina bulunmaktadır.
Dalaman Uluslararası Havaalanına karayolu ile 22 km. mesafede olması bu bölgeye seyahat edenler için büyük bir avantajdır. Bu avantajın farkında olan ve değerlendiren kişiler arasında tüm dünyada tanınan meşhur simalar da Göcek’in yoğun olarak akın ettiği misafirleridir.

Göcek, yat tutkunları için sadece marinaları ile değil, konaklama, teknik hizmet alma, kuımanya temini, haberleşme ve sağlık hizmetleri ile de destek vermektedir. Tüm dünyada ki Göcek tutkunu yat severlerin buluşmalarını sağlayan, Mayıs ve Kasım aylarında düzenlenen yat yarışları, Göcek Yat Kulübü tarafından organize edilmektedir.
İster denizyolu ile , ister karayolu ile Göcek’e gelen ve tatilini burada geçirmek isteyenlere sosyal, kültürel, teknik ve sağlık alanlarında tüm alt yapısı ile hizmet verebilen Göcek aynı zamanda Mavi Yolculuk’lar için kabul edilen en iyi hareket noktasıdır. Güney Ege ve Akdeniz sularındaki rotalara en kolay çıkış yapılabilen ve rotası üzerinde birbirinden mükemmel hedefler barındıran bir çıkış noktasıdır.

Özel Çevre Koruma altında olan Göcek’te çok katlı binalar ve tesisler bulunmamaktadır. Konaklama tesislerinin çoğunluğu az odalı otel, apart ve pansiyon şeklindedir. Çoğunluğu yerel halk tarafından işletilen turizm işletmeleri misafirlerini samimi bir misafirperverlik ile yöre insanının karakterine uygun bir şekilde ağarlamaktadır.

Deniz yönü hariç tüm etrafı yemyeşil çam ormanları ile çevrili olan Göcek, sahip olduğu el değmemiş doğası ile her türlü tatil anlayışına hizmet edebilecek zenginliğe sahiptir.
Lykia uygarlığının izlerine taşıyan bir çok antik kalıntı Göcek çevresine ve hatta adalarına serpiştirilmiştir. Bazen bir koya uzaktan bakarken, yamaçlarda gezinti yaparken veya deniz de yüzerken ayaklarınızın altında bu yıllar önceden kalma tarihi doku ile karşılaşabilirsiniz.

Göcek şehir merkezinde sürekli Günlük Tur tekneleri bulabilirsiniz. Yakındaki Göcek Adasına gidip gelen dolmuş tekneler de bulunmaktadır.  Mavi Yolculuk kararınızı Göcek’e geldiğinizde verdiyseniz size hemen kiralık tekne sağlayabilecek profesyonel işletmeler bulunmaktadır.

Kilyos’a Nasıl Gidilir?

kilyosa

Kilyos hakkında
Kum, Deniz, Güneş üçgeninde bir cennet, Kilyos.
İki farklı atmosferde güneş, kum, deniz üçgenini sunan Kilyos, İstanbul’da oturanlar için Boğaza gitmek kadar yakın ve güzel, varılan hedef daha da güzel.

İstanbul kent merkezi Taksim’e 35 km uzaklıkta, göz alabildiğince uzanan şifalı kumsala, temiz denize, temiz havaya 45 dakikalık bir yolculuk yapıyor, Kilyos’a ulaşıyoruz. Kent’e çok yakın, fakat çok farklı iki atmosfer yaşanan Karadeniz sahilinin incisi Kilyos İstanbul’da yaşayanların olduğu kadar dünyanın her yerinden gelen turistlere, huzur arayanlara, kendini güvende hissetmek, çılgınca eğlenmek, konser organizasyonlarını, çeşitli etkinlikleri takip etmek, kır lokantalarında piknik yapmak, isteyenlere ev sahipliği yapıyor. Hepsi bir yana, sahile vuran dalgalarla açığa yayılan deniz ve iyot kokusu, orman içi, göllere at gezileri yapma imkânı, yazlık villa alma hayalleri, balık, et, tavuk ızgara lezzetleri ve daha ne sürprizler barındıran Kilyos sahili, tüm randevu sahiplerinin buluştuğu yer sayılıyor. Amacınıza göre hareket ediyor günün veya akşamın istediğiniz saatinde Kilyos’da oluyorsunuz. Hafta sonu piknikçileri sabahın erken saatlerinde ailece yola düşüp plajın veya piknik alanlarının, kır lokantalarının en güzel yerinde yer kapmanın telaşı içindeler. Kilyos plajı gün boyu binlerce misafiri ağırlayacak kapasitesiyle herkese kucak açarken, engin kumsalın bir başka bölümünde yer alan beach clup akşam saatlerinde bile ziyaretçi akınına uğruyor. Kum kürüne müsait şifalı kumsala, vücudu kavurmayan, duş yapmaya bile gerek bırakmayan az tuzlu lacivert denize, gözlerin dinlenmesine neden olan ufuk hattına daha sonra tekrar dönmek üzere Kilyos’u gezmeye başlıyoruz.

Kilyos’a gitmek için ya Sarıyer üzerinden, ya da Maslak istikametinde Bahçeköy geçişiyle ulaşabiliyoruz. Yolun tamamı asfalt. Maslak yolu daha serin, orman içi olması sebebiyle manzaralı, daha sakin, (Pazar hariç, Bahçeköy geçişi hariç) daha az trafikli oluşuyla tercih ediliyor. Rampa aşağı Kilyos yaklaşımı Zekeriya Köy geçişinde yer alan villalar, siteler, çiftlik evleri kentin nerelere kadar genişlediği hakkında fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Yolun sağında ve solunda yer alan kır lokantalarının çokluğu yöreye ilgi gösterenlerin sayısının bir başka göstergesi sayılıyor. Lüks villalar geçiliyor Kilyos merkezine giriliyor. Baca gibi uzun, çevresini sarmaşıkların sarıp sarmaladığı tarihi su terazisini solumuzda bırakıp, bir başka tarihi yapıya Kilyos Kalesine çıkıyoruz. Kale aslında sivil ziyaretçilere kapalı, askeri bölge subay gazinosu sahası içinde yer alıyor. Siz saygıdeğer sihirli tur ziyaretçilerine kaleyi göstermeyi arzu ettiğim için görevlilere rica ediyorum. Turizm’in gelişmesine, yöre tanıtımlarına her zaman önderlik yapmış, çevreye, milli değerlere sahip çıkmasını bilen ve koruyan yetkililer nezaretinde kaleyi görmek için içeri alınıyorum.

Kilyos Kalesi
Kalenin yapım tarihi bilinmiyor, Sultan II. Mahmut zamanında restore edilmiş. Ortasında bir sarnıç bulunuyor. Yağmur yağdığı zaman sarnıçların dolması için su toplayacak bir sistem kurulmuş. Hicri 1197-1241 tarihinde Bahçeköy’e kadar tüm sarnıçlar bu dönemde imar ve restorasyon görmüş. Taş yapımı kalenin temizliği ile dikkat çeken kemerli, korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuş. II. Dünya savasında Boğazların korunması amacıyla Almanlar tarafından verilmiş 19.yy Krupp Kamalı çelik top kalenin burçlarında ki yerinden Karadeniz’i seyrederken, kale içinde 8 ayrı top sergileniyor. Kale kapısı üzerinde Sultan II. Mahmut tuğrası, her iki yanında iki savaş topu, karşısında kalenin ele geçirilişi şerefine o dönem dikilip günümüze ulaşan anıt çınar ağacı bulunuyor. 26 metre yüksekliğinde, 5,4 metre gövde çevresine sahip çınarın dikim tarihini gösteren tabelada 1460 yılı belirtiliyor.
 
Kilyos Çarşısı
Kale kapısından ayrılıp birkaç adım eski köy evlerini geride bırakıp yürüdüğümüz zaman tüm Kilyos manzarasına hâkim tepede konaklama tesislerinin kümelendiğini görüyoruz. Deniz tarafından çıkılan merdivenlerle veya araç yolu ile gelinen oteller tepesi, panoramik manzaraları ile hayranlık uyandırıyor. 50 adım da çarşının başındayız.
Deniz yatakları, can yelekleri, mayoların denizle, piknikle ilgili tüm gerek simlerin karşılandığı dükkânlar, emlak ofisleri, butikler, ayaküstü veya oturmalı lokantalar, her şeyin gözler önünde cereyan ettiği, midye tava, çöp şiş, balık, tavuk, sucuk gibi iştah açıcı kokulara ve görsel lezzetlere sahip renkli çarşı, bir aşağı bir yukarı dolaşılıyor. Plaj kıyafeti ile gezenler, bisiklete, yeni moda motosikletlere binenlerle çarşı Güney sahillerini aratmıyor. Jandarma bölgesi sınırları içinde kalan bölgede tüm kalabalığa rağmen huzur kaçıracak olaya da rastlanmıyor. Boydan boya uzanan çarşı bitiminde koyu gölgeli, araç parklı çay bahçesi solda. İskele, kayıkhane, lokantalar sağda kalmak üzere iniyoruz. Yokuşun bitiminde önce plaja araçla gelenlere otopark, bitişiğinde Kilyos plajı yer alıyor.

Kilyos Solar Beach
Kilyos plajının tam ortasında göze çarpan tesis İstanbul da gerçekleşen büyük organizasyonlara, dev konserlere ev sahipliği yapan Solar Beach.
Gençlerin olduğu kadar, beyaz yakalılar olarak tanımlanan iş adamlarının, onların çalışma saatlerinde kendi başlarına gelen eşlerinin, ailelerin, iş yoğunluğundan uzun tatiller yerine yakın yerlere kaçış yapanların, trendleri, yenilikleri takip etmek isteyenlerin, araç ve motosiklet sahiplerinin ilgi gösterdikleri eğlence performans yeri.
30 bin metre karelik alanda hizmet veren solar Beach, Türkiye’nin en büyük özel plajı ve acık hava gösteri merkezi olma özelliğini taşıyor.
Rock İstanbul, Pink, Gipsy Kings, Ömer Faruk Tekbilek konserleri gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği performans merkezi, gece gündüz aktiviteleri ile İstanbulluların buluşma noktası oluyor.

Kilyos’da Emlak
Mevsimlik ev kiralamak isteyenler mobilyalı daireler bulabiliyor. Okulların açılış ve kapanışı dikkate alınarak kiralanan evler için Haziran – Eylül 4 aylık kira bedeli olarak 2,5 Milyar TL, villalar için 5-6 milyar TL ödeniyor.
Kilyos’da imar durumu açık. Zemin tabakasının sağlam ve fay hattına uzak olması son yıllarda yaşanan depremlerden sonra bölgeye olan ilgiyi artırmış hayli görünüyor. Mecidiyeköy’e 20-25 dakikada gidilebilir olması, su probleminin bitişi, doğalgaz’ın kullanılırlığı yöreyi kışın da oturulur hale getirmeye başlamış.
Girişte bir salon, mutfak, banyo, üst katta 3 yatak odası ve çatı odasından oluşan villalar bahçeli ve iki ve iki buçuk katlı olarak inşa ediliyor. Denize 150 metre uzaklıkta olanların fiyatları 200-300 milyar arası değişiyor. Bahçe ve estetik konum, fiyatları etkileyen bir başka unsur oluyor.
Arsa fiyatlarında ise metre kare fiyatları 130 ila 150 dolar arası değişiyor.

Deniz temiz, atık yok, kum plaj billur gibi parlak, kum kürüne faydalı. Kum deniz içinde de metrelerce devam ediyor.
Fakat dalgalı havalarda Karadeniz asla güven vermiyor. Dalgalar deniz dibine kum yığıyor, bir süre sonra dip dalgalar getirdiği kumları geri götürüyor. Sığ seviyelerdeki tepelerin arkasında kuyu tabir edilen çukurlar, setler oluşuyor. Adım attığınızda yere basamıyorsunuz. Bu yüzden dalgalı havalarda açılmak tehlikeli ve rizikolu sayılıyor. Fırtınalı havalarda deniz yükseliyor kıyı şeridi değişime uğruyor, dalgalar aldığını açığa çekiyor.

Armutlu

armutlu

Armutlu’ya Nasıl Gidilir?
Armutlu Tatil Köyü, Samanlı Dağları`nın Marmara Denizi`ne indiği güzide bir noktada bulunuyor. Konumu itibariyle bakir ve temiz bir denize sahip olan Armutlu Tatil Köyü Yalova`ya 55, Gemlik`e 42, Bursa`ya 80 km mesafede bulunuyor. Armut Tatil Köyü`ne karayolu ile kolayca ulaşılabildiği gibi, İstanbul -Yenikapı`dan Armutlu`ya tarifeli deniz otobüsleriyle veya Yalova üzerinden feribotla da ulaşmak mümkün. İstanbul`dan Armutlu Tatil Köyü`ne ulaşım 1 saat gibi kısa bir sürede gerçekleşiyor. Deniz otobüsü iskelesi 2002 yılında tamamlanmış ve o tarihten beri hizmet vermektedir.

Deniz otobüsü
İstanbul Yenikapı ve Bostancı’dan – Armutlu’ya deniz otobüsüyle 70 dakikada ulaşabilirsiniz.
İDO Deniz Otobüsleri’nin tatil köyüne her gün tarifeli seferleri vardır.
İDO Yenikapı-Armutlu Deniz Otobüsü Sefer Tarifesi İçin Seçiniz.

Özel otomobiliniz
Aracınızla gidecekseniz, İstanbul – Yalova arasını hızlı feribot ile sadece 45 dakikada alabilirsiniz. Yalova’dan Armutlu’ya, dilerseniz, Bursa yolu üzerinden, dilerseniz Çınarcık yolu (sahil yolu) üzerinden ulaşabilirsiniz.
Armutlu Tatil Köyü Yalova’ya 55 km, Gemlik’e 42 km mesafededir.
İDO Yenikapı-Yalova Feribot Sefer Tarifesi İçin Seçiniz.

Toplu taşıma araçları
İstanbul istikametinden gelen misafirlerimiz için,İDO’ nun hızlı deniz otobüsleri ile ( İstanbul-Yalova) Yalova’ya gelebilirsiniz. İDO terminalinin hemen yanından, Yalova – Armutlu minibüsleri ile Tatil köyümüzün girişine kadar gelebilirsiniz.
Bursa İstikametinden gelen misafirlerimiz ise, Gemlik ilçe merkezinden, Gemlik – Armutlu minibüsleri ile tatil köyümüze ulaşabilirler.