Get Adobe Flash player

Aile

  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >

Bebeğinize İki İsim Vermeyin!

 

bebek

Kimlik gelişimi açısında sorun teşkil ediyor

Özellikle son 10 yıldır çocukların kimliklerinde iki isim konması çok sık yaşanıyor. Önceden göbek adı olarak konulan, kimliğe yansımayan ikinci isimler artık kimliklere de yansıyor ve bu durum çeşitli zorlukları da beraberinde getiriyor.

Ailelerin iki isim koymayı tercih etme nedenlerinden biri, tek çocuk sahibi olmayı tercih ettiği için anne babanın bir isim konusunda karar vermeyince her ikisi de seçtiği isimleri bebeğe koymak istemesi olabiliyor. Diğer neden ise aile büyüklerini kırmamak için aile büyüğünün seçtiği isimi de koymak istemesi olabiliyor. Başka bir neden ise ailede kaybedilen yakın akrabanın ismini (dedenin, babaannenin, anneannenin ismini) koymak istenmesidir.

Bebeğe iki isim konulması çeşitli problemlere de neden oluyor. Bebeğe iki isim koyulduğunda ailenin bir kısmı bebeğe birinci ismi ile hitap ederken, diğer bir kısmı ikinci ismi ile veya iki ismi ile birlikte hitap ederek çocuğun kafasını karıştırabiliyorlar. İki isim konması sadece ailede zorluk çıkarmıyor. İki isim resmi kayıtlarda karışıklığa neden olabiliyor.

Devam ediyor...

Ailelerin Çocuklarına Yanlış Mesajları

Yanlış Mesajlar

*Yaptığın her şey  YARARLI olmalı.
*Yaptığın her şey  BAŞARILI olmalı.
*Yaptığın her şey  MÜKEMMEL olmalı.
*Tanıştığın herkes  SENİN GİBİ olmalı.
*Asla  YALNIZ kalmamalısın,grupta kendine yer edinmelisin.
*Senin  CİNSİNDEN olmayan gibi davranmamalısın.
*Aşırı  HEYECAN belirtmemelisin.
*KARARSIZ  olmamalısın.

Çocuk ve Oyuncak Kullanımı Hatası !

çocuk ve oyuncak

Çocuk ve Oyuncak Kullanımı Hatası !

Oyuncakçılar Derneği (OYDER) Başkanı Ahmet Alioğlu, oyuncakların çocukların hayal gücüne olumlu katkıda bulunduğuna dikkat çekerek, “Halen çocuk ağlıyor, oyuncak verelim de susturalım mantığı ile oyuncak alınıyor. Bu yanlış.” dedi.
Çocuğu oyuncakla susturmak yanlış !
Oyuncakçılar Derneği Başkanı Ahmet Alioğlu, CİHAN muhabirine yaptığı açıklamada, oyuncakların çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimindeki önemine dikkat çekti. “30 yıldır, bu sektörün içinde biri olarak bu oranın çok düşük olduğunu söyleyebilirim.” diyen Alioğlu, pek çok kimsenin “Çocuk ağlıyor oyuncak verelim de sussun” mantığı ile hareket ettiğini, bunun ise yanlış olduğunu kaydetti. Son yıllarda anne babaların daha çok zeka geliştirici oyuncakları tercih ettiğini söyleyen Alioğlu, oyuncak silahlara rağbetin ise azaldığını belirtti.
Alioğlu, ailelerin oyuncak seçimi sırasında dikkat etmesi gerekenler konusunda da uyarılarda bulundu. Bir oyuncakta mutlaka CE işareti, firma ismi, adresi ve telefon numarasının yazılı bulunması gerektiğini kaydeden Alioğlu, şöyle devam etti: “Bir ebeveyn, çocuğuna oyuncak aldığı zaman yaşına uygunluğuna dikkat etmeli. Oyuncağın etiketi üzerindeki güvenlik uyarılarını okumalı.
Çocuğuna, oyuncak ile nasıl oynayacağı konusunda detaylı bilgi vermeli. Boğulma tehlikesine karşı, çocuğun oyuncağın ambalajı ile oynamasına izin vermemeli. Büyük çocuklar için alınan oyuncaklar, küçük çocuklara verilmemeli. Bakıcı veya aile büyüklerine oyuncak güvenliği hakkında bilgi verilmeli. Oyuncaklar için güvenli saklama koşulları sağlanmalı. Oyuncaklar sık sık gözden geçirilerek, tehlike arz edecek şekilde kırılmış ya da bozulmuş olanlar atılmalı.”

OYUNCAĞA TÜRKİYE’DE 12 DOLAR, AVRUPA’DA 250 EURO
Oyuncakçılar Derneği Başkanı Ahmet Alioğlu, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında yapılan bir kıyaslamada oyuncağa Avrupalıların daha çok önem verdiğinin görüldüğünü kaydetti.
Türkiye’de 2000’den, 2005’li yıllara kadar çocuk başına düşen yıllık oyuncak harcamasının 10-12 dolar düzeyinde olduğunu söyleyen Alioğlu, ekonomik krizin ardından bu oranın son bir yılda 8.5 dolara kadar düştüğünü belirtti. Alioğlu, “Avrupa ülkelerinde ise yılda bir çocuk için oyuncağa yapılan harcama 250 Euro.” dedi. Alioğlu, oyuncaklarda uygulanan referans kıymetlerin düşürülmesi halinde, oyuncak fiyatlarının uzuclayacağını, böylece satışların artacağını sözlerine ekledi.

Diş Fırçalama Cezası

diş fırçalama cezası

Kocaya diş fırçalama cezası
Eşini döven ve yazları 3 ay çocuklarıyla birlikte ailesinin yanına zorla gönderen kocaya 6 ay evden uzaklaştırma cezası verildi. Yaz tatili 15 günle sınırlanırken, koca evde sigara da içemeyecek.
ANKARA – Ankara’da bir kadın, hakaret eden, döven, kişisel temizliğine dikkat etmeyen, yazları kendisini ve çocuklarını Bolu’daki ailesinin yanına 3 ay süreyle zorla gönderen kocasına karşı dava açtı.
Kadın, dava dilekçesinde eşinin çocuklarının yanında dahi kendisini dövdüğünü belirterek, çocukluğunda anne ve babasından dayak yiyen kocasının psikolojik sorunları bulunduğunu düşündüğünü ifade etti.
Davaya bakan Ankara 8. Aile Mahkemesi, kocayı eşine şiddet uygulamaması için 6 ay evden uzaklaştırırken, kadın ve çocukların Bolu’da geçirebilecekleri süreyi 15 gün ile sınırlandırdı.
Kocasının kendisini yaz tatillerinde çocuklarıyla beraber 3 ay boyunca Bolu’daki kayınvalidesi ve kayınpederinin evinde kalması için zorladığını belirten kadın, dilekçesinde maaşına ve otomobiline el koyan kocasının, bir başka ilde çalıştığı için yalnızca hafta sonları eve gelme imkanı bulunduğunu, buna rağmen para kazanma arzusuyla Bolu’daki babasının dükkanına çalışmaya gittiğini ifade etti.
Dilekçede ayrıca kocanın kişisel temizliğine dikkat etmediği, dişlerini fırçalamadığı yer aldı.
Başvuruyu değerlendiren Ankara 8. Aile Mahkemesi, dilekçe üzerindeki incelemesi sonucunda, bir dizi tedbir alınmasına hükmetti.
Alınan kararlar şöyle:
Koca, 6 ay süreyle eşi N.Y. ve diğer aile bireylerinin oturdukları eve ve iş yerlerine yaklaşamayacak; eşi ve çocuklarına karşı şiddet ve korkutma amaçlı davranışlarda bulunamayacak ve iletişim vasıtalarıyla rahatsız edemeyecek.
Evin ve ailenin giderleri ile faturalarını karşılıyor ise kocanın bu yükümlülüğü devam edecek. Ayrıca her bir çocuk için aylık 150’şer TL nafakayı eşi N.Y.’ye ödeyecek.
B.Y., görev yaptığı ilin sağlık müdürlüğüne başvurarak, ruh sağlığı konusunda muayene ve tedavi olacak.
Aile, yaz tatillerinde Bolu’da B.Y’nin anne ve babasının evinde en fazla 15 gün kalacak.
B.Y, ev içinde sigara içmeyecek, diş ve beden temizliği ile sağlığına özen gösterecek. Ayrıca eşine ve çocuklarına ilgili olacak, sevecen davranacak ve zaman ayıracak.
KARARLARA AYKIRI DAVRANIRSA TUTUKLANACAK
Mahkemenin bu kararı mahalli karakol aracılığıyla infaz edilecek. B.Y., bu tedbirlere aykırı hareket etmesi durumunda tutuklanacak.
Tarafların, 10 gün içinde karara karşı aynı mahkemeye itiraz hakları bulunuyor.
Bu arada, kararı veren Ankara 8. Aile Mahkemesi Hakimi Eray Karınca’nın, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda çalışmaları olduğu, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünce yayımlanan “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddete İlişkin Hukuksal Durum ve Uygulama Örnekleri” adlı bir kitabının bulunduğu öğrenildi.

Mutsuz Olmayın

mutluluk                      

Mutluluğun Sırrı
Hayatta en önemli mesele yeni durum ve olaylara adapte olmak. Sağlıklı bir şekilde adapte olmak için fedakarlık, espri yeteneği, öngörü, kendini kotrol etme ve duygularını farklı yollarla dışarıya vurma gibi özellikler bulunuyor. 
Harward mezunun 268 kişi üzerine yapılan araştırma sonucu mutluluk ve başarının anahtarları belirlendi.
Harvard Üniversitesi başarılı mezunları arasındaki 268 kişinin çocukluktan ölümlerine kadar geçen hayatlarını inceleyerek mutluluk ve başarının 7 sırrını tespit etti.
Aralarında John F. Kennedy gibi isimlerin de bulunduğu mezunlar üzerinde 42 yıldır çalışan George Vaillant tarafından hazırlanan dünyanın en parlak gönüllülerinden “Nasıl iyi bir yaşam sürülür” konusunda çıkarılan sonuçlar şöyle:
Hayatta en önemli mesele yeni durum ve olaylara adapte olmak. Sağlıklı bir şekilde adapte olmak için fedakarlık, espri yeteneği, öngörü, kendini kotrol etme ve duygularını farklı yollarla dışarıya vurma gibi özellikler bulunuyor.

Erkeğin Ömrü Uzuyor

evlilik                                                                  

Genç eş, erkeğin ömrünü uzatıyor
Yeni bir araştırmaya göre, genç kadınla evlenen erkeğin ömrü uzuyor. 
Almanya’nın Max Planck Kurumu tarafından yapılan araştırmada, bir erkeğin erken ölme ihtimali, eşinin kendinden 15 ya da 17 yaş küçük olması halinde beşte bir azalıyor. Kendinden 7 ya da 9 yaş genç bir kadınla evli erkeğin de zamanından önce ölme riski yüzde 11 oranında azalıyor.
Yaşlı kadınla evlenen erkeğin ise erken ölme ihtimali bulunuyor.
Araştırmanın sonuçlarına göre, kadınların yaşlı ya da genç bir erkekle evlenmesinin benzer faydaları bulunmuyor. Kocaları kendilerinden 7 ve 9 yaş büyük ya da küçük olan kadınların erken ölme ihtimallerinin yalnızca yüzde 20 olarak tahmin edildiği araştırmada, yaş farkı arttıkça bu ihtimalin de arttığı kaydediliyor.

  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >