misstr.com

paylaşmak yaşamak demektir

Arşivler ‘Aile’ Kategorisi

Haz
29

Çocuk ve Oyuncak Kullanımı Hatası !

Yazı Kategori Aile, Eğitim, Sağlık, Yaşam

çocuk ve oyuncak

Çocuk ve Oyuncak Kullanımı Hatası !

Oyuncakçılar Derneği (OYDER) Başkanı Ahmet Alioğlu, oyuncakların çocukların hayal gücüne olumlu katkıda bulunduğuna dikkat çekerek, “Halen çocuk ağlıyor, oyuncak verelim de susturalım mantığı ile oyuncak alınıyor. Bu yanlış.” dedi.
Çocuğu oyuncakla susturmak yanlış !
Oyuncakçılar Derneği Başkanı Ahmet Alioğlu, CİHAN muhabirine yaptığı açıklamada, oyuncakların çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimindeki önemine dikkat çekti. “30 yıldır, bu sektörün içinde biri olarak bu oranın çok düşük olduğunu söyleyebilirim.” diyen Alioğlu, pek çok kimsenin “Çocuk ağlıyor oyuncak verelim de sussun” mantığı ile hareket ettiğini, bunun ise yanlış olduğunu kaydetti. Son yıllarda anne babaların daha çok zeka geliştirici oyuncakları tercih ettiğini söyleyen Alioğlu, oyuncak silahlara rağbetin ise azaldığını belirtti.
Alioğlu, ailelerin oyuncak seçimi sırasında dikkat etmesi gerekenler konusunda da uyarılarda bulundu. Bir oyuncakta mutlaka CE işareti, firma ismi, adresi ve telefon numarasının yazılı bulunması gerektiğini kaydeden Alioğlu, şöyle devam etti: “Bir ebeveyn, çocuğuna oyuncak aldığı zaman yaşına uygunluğuna dikkat etmeli. Oyuncağın etiketi üzerindeki güvenlik uyarılarını okumalı.
Çocuğuna, oyuncak ile nasıl oynayacağı konusunda detaylı bilgi vermeli. Boğulma tehlikesine karşı, çocuğun oyuncağın ambalajı ile oynamasına izin vermemeli. Büyük çocuklar için alınan oyuncaklar, küçük çocuklara verilmemeli. Bakıcı veya aile büyüklerine oyuncak güvenliği hakkında bilgi verilmeli. Oyuncaklar için güvenli saklama koşulları sağlanmalı. Oyuncaklar sık sık gözden geçirilerek, tehlike arz edecek şekilde kırılmış ya da bozulmuş olanlar atılmalı.”

OYUNCAĞA TÜRKİYE’DE 12 DOLAR, AVRUPA’DA 250 EURO
Oyuncakçılar Derneği Başkanı Ahmet Alioğlu, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında yapılan bir kıyaslamada oyuncağa Avrupalıların daha çok önem verdiğinin görüldüğünü kaydetti.
Türkiye’de 2000′den, 2005′li yıllara kadar çocuk başına düşen yıllık oyuncak harcamasının 10-12 dolar düzeyinde olduğunu söyleyen Alioğlu, ekonomik krizin ardından bu oranın son bir yılda 8.5 dolara kadar düştüğünü belirtti. Alioğlu, “Avrupa ülkelerinde ise yılda bir çocuk için oyuncağa yapılan harcama 250 Euro.” dedi. Alioğlu, oyuncaklarda uygulanan referans kıymetlerin düşürülmesi halinde, oyuncak fiyatlarının uzuclayacağını, böylece satışların artacağını sözlerine ekledi.

Haz
23

Diş Fırçalama Cezası

Yazı Kategori Aile

diş fırçalama cezası

Kocaya diş fırçalama cezası
Eşini döven ve yazları 3 ay çocuklarıyla birlikte ailesinin yanına zorla gönderen kocaya 6 ay evden uzaklaştırma cezası verildi. Yaz tatili 15 günle sınırlanırken, koca evde sigara da içemeyecek.
ANKARA – Ankara’da bir kadın, hakaret eden, döven, kişisel temizliğine dikkat etmeyen, yazları kendisini ve çocuklarını Bolu’daki ailesinin yanına 3 ay süreyle zorla gönderen kocasına karşı dava açtı.
Kadın, dava dilekçesinde eşinin çocuklarının yanında dahi kendisini dövdüğünü belirterek, çocukluğunda anne ve babasından dayak yiyen kocasının psikolojik sorunları bulunduğunu düşündüğünü ifade etti.
Davaya bakan Ankara 8. Aile Mahkemesi, kocayı eşine şiddet uygulamaması için 6 ay evden uzaklaştırırken, kadın ve çocukların Bolu’da geçirebilecekleri süreyi 15 gün ile sınırlandırdı.
Kocasının kendisini yaz tatillerinde çocuklarıyla beraber 3 ay boyunca Bolu’daki kayınvalidesi ve kayınpederinin evinde kalması için zorladığını belirten kadın, dilekçesinde maaşına ve otomobiline el koyan kocasının, bir başka ilde çalıştığı için yalnızca hafta sonları eve gelme imkanı bulunduğunu, buna rağmen para kazanma arzusuyla Bolu’daki babasının dükkanına çalışmaya gittiğini ifade etti.
Dilekçede ayrıca kocanın kişisel temizliğine dikkat etmediği, dişlerini fırçalamadığı yer aldı.
Başvuruyu değerlendiren Ankara 8. Aile Mahkemesi, dilekçe üzerindeki incelemesi sonucunda, bir dizi tedbir alınmasına hükmetti.
Alınan kararlar şöyle:
Koca, 6 ay süreyle eşi N.Y. ve diğer aile bireylerinin oturdukları eve ve iş yerlerine yaklaşamayacak; eşi ve çocuklarına karşı şiddet ve korkutma amaçlı davranışlarda bulunamayacak ve iletişim vasıtalarıyla rahatsız edemeyecek.
Evin ve ailenin giderleri ile faturalarını karşılıyor ise kocanın bu yükümlülüğü devam edecek. Ayrıca her bir çocuk için aylık 150′şer TL nafakayı eşi N.Y.’ye ödeyecek.
B.Y., görev yaptığı ilin sağlık müdürlüğüne başvurarak, ruh sağlığı konusunda muayene ve tedavi olacak.
Aile, yaz tatillerinde Bolu’da B.Y’nin anne ve babasının evinde en fazla 15 gün kalacak.
B.Y, ev içinde sigara içmeyecek, diş ve beden temizliği ile sağlığına özen gösterecek. Ayrıca eşine ve çocuklarına ilgili olacak, sevecen davranacak ve zaman ayıracak.
KARARLARA AYKIRI DAVRANIRSA TUTUKLANACAK
Mahkemenin bu kararı mahalli karakol aracılığıyla infaz edilecek. B.Y., bu tedbirlere aykırı hareket etmesi durumunda tutuklanacak.
Tarafların, 10 gün içinde karara karşı aynı mahkemeye itiraz hakları bulunuyor.
Bu arada, kararı veren Ankara 8. Aile Mahkemesi Hakimi Eray Karınca’nın, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda çalışmaları olduğu, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünce yayımlanan “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddete İlişkin Hukuksal Durum ve Uygulama Örnekleri” adlı bir kitabının bulunduğu öğrenildi.

Haz
20

Mutsuz Olmayın

Yazı Kategori Aile, Genel

mutluluk                      

Mutluluğun Sırrı
Hayatta en önemli mesele yeni durum ve olaylara adapte olmak. Sağlıklı bir şekilde adapte olmak için fedakarlık, espri yeteneği, öngörü, kendini kotrol etme ve duygularını farklı yollarla dışarıya vurma gibi özellikler bulunuyor. 
Harward mezunun 268 kişi üzerine yapılan araştırma sonucu mutluluk ve başarının anahtarları belirlendi.
Harvard Üniversitesi başarılı mezunları arasındaki 268 kişinin çocukluktan ölümlerine kadar geçen hayatlarını inceleyerek mutluluk ve başarının 7 sırrını tespit etti.
Aralarında John F. Kennedy gibi isimlerin de bulunduğu mezunlar üzerinde 42 yıldır çalışan George Vaillant tarafından hazırlanan dünyanın en parlak gönüllülerinden “Nasıl iyi bir yaşam sürülür” konusunda çıkarılan sonuçlar şöyle:
Hayatta en önemli mesele yeni durum ve olaylara adapte olmak. Sağlıklı bir şekilde adapte olmak için fedakarlık, espri yeteneği, öngörü, kendini kotrol etme ve duygularını farklı yollarla dışarıya vurma gibi özellikler bulunuyor.

Haz
20

Erkeğin Ömrü Uzuyor

Yazı Kategori Aile, Sağlık

evlilik                                                                  

Genç eş, erkeğin ömrünü uzatıyor
Yeni bir araştırmaya göre, genç kadınla evlenen erkeğin ömrü uzuyor. 
Almanya’nın Max Planck Kurumu tarafından yapılan araştırmada, bir erkeğin erken ölme ihtimali, eşinin kendinden 15 ya da 17 yaş küçük olması halinde beşte bir azalıyor. Kendinden 7 ya da 9 yaş genç bir kadınla evli erkeğin de zamanından önce ölme riski yüzde 11 oranında azalıyor.
Yaşlı kadınla evlenen erkeğin ise erken ölme ihtimali bulunuyor.
Araştırmanın sonuçlarına göre, kadınların yaşlı ya da genç bir erkekle evlenmesinin benzer faydaları bulunmuyor. Kocaları kendilerinden 7 ve 9 yaş büyük ya da küçük olan kadınların erken ölme ihtimallerinin yalnızca yüzde 20 olarak tahmin edildiği araştırmada, yaş farkı arttıkça bu ihtimalin de arttığı kaydediliyor.

Haz
20

Yarın BABALAR GÜNÜ

Yazı Kategori Aile, Genel

babalar günü      

Babanızı   Unutmayın!                                                                                                                        

Yarın çocuklarını her şeyin üzerinde tutan, hayatlarını onlara adayan babaların günü…    

Haziran ayının 3. pazarında kutlanan Babalar Günü’nün tarihçesine ilişkin iki ayrı kaynak bulunuyor. Bunlardan ilkine göre, Babalar Günü Batı Virginia’da ortaya çıktı. Burada yaşayan John Dowdy, annesini kaybettikten sonra onun yerini alan babası için böyle özel bir gün kutlanmasını istedi.   

Bir başka araştırmaya göre ise 1910 yılında Washington’daki John Bruce Dodd, 6. çocuğunun doğumu sırasında hayatını kaybeden annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart’a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attı.    

Babasının bir yandan çiftlikte çalışıp öte yandan altı çocuğa bakmasının zorluklarını fark eden Dodd, Anneler Günü kutlanırken Babalar Günü’nün olmamasını haksızlık olarak gördü. Hemen babasının doğum günü olan 5 Haziran’ın Babalar Günü ilan edilmesi için harekete geçti. Ancak, bu çalışma bir sonraki yılın 19 Mayısına kadar sürdü.        

-İLK BABALAR GÜNÜ-        

Babalar Günü, ilk kez 19 Haziran 1910′da Washington’da kutlandı. Bu tarihten sonra ABD’nin diğer eyaletlerine yayılan Babalar Günü için ilk resmi kutlama ise 1924′te ABD Başkanı Calvin Coolidge’in desteğiyle gerçekleştirildi.    

Yıl 1966… Dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl Haziran ayının üçüncü Pazar gününün Babalar Günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımladı.    

Katoliklerin Babalar Günü’ne getirdiği yorum ise diğer araştırmacılardan çok farklı. Onlar bu kutlamayı dini açıdan ele alıp Hazreti İsa anısına Mart ayının 19′unu St. Joseph Günü adı altında babalarına armağan ediyor.    

Bu özel gün de tıpkı Anneler Günü ve Sevgililer Günü gibi hediyelik eşya mağazalarının yüzünü güldürüyor. Babaların seveceği gömlekler, kravatlar, giysiler, parfümler, çakmaklar, hobilerine göre olta takımları, evlerinde boş zamanlarında yaptıkları tamirat işlerinde kullanacakları alet takımları, müzik dinlemekten zevk alan babalara sevdikleri albümler gibi akla gelebilecek her şey mağazalarda bekliyor.    

Çoğu mağaza, bu özel gün için indirimli armağanlar da hazırladı. Artık Anneler Günü gibi bir sektör halini alan Babalar Günü’nde hediyelerin yanı sıra, sanal alemde de Babalar Günü kutlamaları hummalı bir şekilde devam ediyor. Babalar için hazırlanan e-kartlar ve mesajlar bu özel günde onları sevindirmeniz için bir fırsat…        

BABANIZI UNUTMAYIN…        

Belki anneler kadar yoğun gösteremeseler de en az onlar kadar sever babalar çocuklarını… Bu pazar siz de bir hediyeyle internetten kartla seveceklerini tahmin etmeseniz de mutlulukla kabul edecekleri bir buket çiçekle ama en iyisi bir kucak sevgiyle babanıza gidin.

Haz
15

Çoçuklarda tik oluşması

Yazı Kategori Aile, Sağlık

aile baskısı

Çoçuklarımızda tik oluşmasın

Anne babaların çocuklarına yaptığı baskılar, çocuklarda tik oluşmasına neden oluyormuş.

Uzmanlar çocuklarda görülen; yineleyici, istem dışı, amaca yönelik olmayan, ancak baskılanabilen göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkarmaları ‘tik’ olarak adlandırıyor.
Ses çıkarma şeklindeki tiklerin; boğaz temizleme, ses çıkarmadan konu dışı belirli sözcükleri ya da deyişleri yineleme, açık saçık sözcükler kullanma, küfür etme ve kendi söylediklerini, duyduğu son sesi ve cümleyi yinelemesi şeklinde ortaya çıktığı belirtiliyor.
Bir harekete tik denilebilmesi için yineleyici istem dışı, amaca yönelik olmayan, ancak baskılanabilen garip hareketler olması gerektiğini belirten Çocuk Hastalıkları uzmanı Dr. İsmail Özcan, “Nedeni tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte tiklerin oluşmasında genetik ve çevresel etkenlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Beyin kimyasallarından (nörotransmitter) biri olan dopaminin anormal metabolizmasından kaynaklandığına dair dikkate değer kanıtlar bulunmuştur. Tik belirtileri genellikle gerginlik veren bir olay sonrasında artar.” dedi.
Uzman doktor Özcan, “Aile ve çevre tarafından yapılan uyarılar ile cezalandırmalar tiklerde artışa neden olabilir. Tiklerin genetik özelliği belirgin olup, yakın akrabalarında tikler olan çocuklarda daha sık rastlanır. Tikler sıklıkla çocuk ve ergen yaş dönemlerinde başlar. En sık görüldüğü yaşlar 7-12 arasındadır. Tikler geçici ya da kalıcı olabilir.” şeklinde konuştu.
Geçici olarak niteleyebilecek olan tiklerin, çeşitli beden bölgelerinde ortaya çıktığını ve bir yıldan kısa bir sürede kaybolduğunu kaydeden Özcan, “Bu bozukluk, çocuklar arasında oldukça yaygındır. Sağlıklı çocukların yüzde 12-14′ünde, daha sık, 3-10 yaşları arasında görülür. Eğer bir çocukta bu davranışlar bir yıldan fazla sürerse buna ‘uzun süren tik bozukluğu’ adı verilmektedir. Çocuklarda görülen tiklerin büyük bir kısmı erişkin yaşa gelmeden kaybolur, ancak bir kısmında erişkin dönemde de kalıcı olabilir.” diye konuştu..
Tiklerin yerleşmesinde anne, baba ya da öğretmen gibi, çocukların iletişimde olduğu kişilerin rolünün önemine dikkat çeken Uzm. Dr. İsmail Özcan, yetişkinlerin, çocukta ortaya çıkan tikler nedeniyle kaygılandığını, çocuğun her davranışını kontrol etmeye çalıştığını ifade etti.
Yetişkinlerin, çocukları sürekli uyararak kendilerini kontrol etmelerini istemelerinin, iki şekilde etkili olarak çocuklarda tiklerin yerleşmesine yol açtığını söyleyen Özcan şöyle konuştu: “Anne babanın kaygısı nedeniyle çocuk davranışlarını kontrol etmeye çalışır sonuçta da, yaşadığı gerginlik tiklerin daha çok ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle tikleri söndürme ve yok etmede, aile öğretmen işbirliği önemlidir. Öğretmenin bilgilendirilmesiyle sınıfta çocuk için daha olumlu ve destekleyici bir çevre sağlanabilir. Öğretmen tarafından çocuğun tikleri nedeniyle sürekli azarlanması okuldan uzaklaşmasına neden olabilir. Öğretmenin bilgilendirilmesi de, tik davranışlarına olumlu yaklaşmasının sağlanması çok önemlidir. Destekleyici tedavi ve ilaç tedavisi yararlı olabilmektedir. Eğer çocuk tikleri ev dışı ortamlarda sergilemiyor, belirli durumlarda gösteriyorsa; bunun nedenlerinin değerlendirilmesi gerekecektir. Gerginliğin arttığı ya da yoğun ilginin gösterildiği durumlar tespit edildiğinde gerginliğin azaltılması, destek ve ilginin çocuğun pozitif yönlerine kaydırılması, tiklerin ortadan kalkmasına yardımcı olur. Tikler sık sık yeniden ortaya çıkıyor, çocuğu rahatsız ederek arkadaş ilişkilerinde sosyal hayatında sorun açıyor çocuğun kendine güvenini olumsuz etkiliyorsa, çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmalı, ilaç tedavisi eklenmelidir.”