misstr.com

paylaşmak yaşamak demektir

Mar
11

Sabıka Kaydı Nasıl Alınır?

Kategori:Genel | Etiketler: , , , , , , , , , ,

Sabıka Kaydı Nedir?
Sabıka kaydı, bir kimsenin sabıka durumunu gösteren yazıdır.

Adli Sicil Yönetmeliğinin 4. maddesine göre;
Hakkında Türk mahkemeleri veya yabancı ülke mahkemeleri tarafından kesinleşmiş ve Türk hukukuna göre tanınan mahkûmiyet kararı bulunan Türk vatandaşları ile Türkiye’de suç işlemiş olan yabancılara ait bütün adlî sicil kayıtları, Genel Müdürlükteki merkezî bilgi işlem sisteminde tutulur. Anılan kayıtların güncelleştirilmesi, düzenlenmesi, düzeltilmesi ve onLine sistemle mahallî adlî sicillere ulaştırılması görevi de merkezi adlî sicil tarafından yerine getirilir.

Mahallî adlî sicillerde, adlî sicil bilgilerine ait veri girişi ve sorgulama hizmetleri o yer Cumhuriyet başsavcılığı nezdindeki adlî sicil müdürlüğü, şeflik veya memurluğunca yürütülür. Adlî sicil kayıtlarının şahsi başvurularda ilgilisi dışındaki kişilere verilmemesi gerektiği hususunda, Genel Müdürlüğümüzde düzenlenen hizmet içi eğitim kurslarında üzerinde önemle durulmasına ve tüm uyarılara rağmen konuya gereken özen ve hassasiyet gösterilmeyerek, ilgilisi dışındaki şahıslara adlî sicil kaydı verilmek suretiyle yer yer şikayetlere sebebiyet verildiği müşahede olunmuştur.

Bu sebeptendirki internet üzerinden online sabıka kaydınızı sorgulayamazsınız ,kişi bizzat kendi adli makamlara dilekçe ile başvuru yapıp adli sicil kaydı alabilir.

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
11

2010 Key Ödemeleri

Kategori:Genel | Etiketler: , , , , , , , ,

KEY NEDİR?
KEY yani Konut Edindirme Yardımı, çalışan kesimi ev sahibi yapmak amacı ile 1987′ de , Turgut Özal döneminde , uygulamaya konulmuş ancak hedeflenene ulaşılamaması nedeni ile 1996 yılında uygulamadan kaldırılmıştır.
Bu 9 yılda çalışandan kesilen KEY kesintileri bankalarda toplanmış ve bugün herkesin beklediği KEY ödemelerinin kaynağı budur.
KEY ödemelerinden alacaklı olan 3-6 milyon çalışanın olduğu tahmin ediliyor.

KEY ÖDEMELERİ NE KADAR?
KEY ödemeleriyle ilgili yasanın Mecliste kabul edilmesinin ardından Hazine ve Ziraat Bankasının hazırlıklarını tamamladığını ve 8.5 milyon hak sahibinin bilgilerinin kendilerine geldiğini bildirdi.

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
10

Lif Modelleri

Kategori:Kadınlar | Etiketler: , , , , , ,

lif

lif1

lif2

lif3

lif4

lif5

Ne kadarda şirin bir koyun

Keselenmek için kullanılan ,yünlü iplerden örülmüş bir elişidir.Bayan ve erkeklerin banyo takımı arasında bulunması gereken banyo örgüsü, kese, sabunluk, hamam takımı ve tabiki güzel lifler şarttır.

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
10

Murabba Nedir?

Kategori:Eğitim | Etiketler: , , , , , ,

Murabba Hakkında
Aynı ölçüde dörder dizelik bendlerden oluşan nazım şeklidir.Murabbalarda ilk bendin dört dizesi birbirleriyle,sonraki bendlerin son dizesi ilk bendle uyaklıdır.Son dizenin her bendin sonunda aynen yinelendiği murabbalara ”MÜTEKERRİR MURABBA” denir.Her bendin son dizesi ilk bendle yalnızca uyak açısından benzeşiyorsa ”MÜZDEVİÇ MARABBA” diye tanımlanır.Murabbaların uzunlukları 4-8 bend arasında değişir.Konuları çoğunlukla aşk,dinsel ve didaktiktir.

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
09

Mülakat Nedir?

Kategori:Eğitim | Etiketler: , , , , ,

MÜLAKAT NEDİR?
İki kişi veya bir kişi ile bir grup arasında sözlü bilgi alışverişidir. Belirli bir amaç doğrultusunda yapılan yüzyüze görüşmedir. Bu bilgi alışverişi her zaman olmasa da genellikle planlanmıştır. İki tarafın da konuşma ve dinlemesini içerir.

MÜLAKAT YÖNTEMLERİ VE TÜRLERİ
Herhangi bir iş görüşmesi farklı şekillerde uygulanabilir. Görüşmeciler, farklı görüşme yöntemlerini uygulayarak söz konusu pozisyon için en uygun adayı belirlemeye çalışırlar. Görüşmenin çeşidine göre, görüşmenin yapısı, sorulacak sorular ve ölçülmek istenen nitelikler ve yetkinlikler farklılık gösterebilir. Altı farklı görüşme çeşidinden bahsedebiliriz:

BİREBİR GÖRÜŞMELER
Yapılandırılmamış mülakat da denir.
En çok kullanılan, esnek ama sonuçları çok tartışılan bir yöntemdir. Aday ile tüm görüşmeler bire bir olarak, yalnız yapılır. Bu yöntemde subjektif değerlendirmelerin görüşmeyi etkilemesi kaçınılmazdır; uygulanması halinde görüşme sürecinin çok iyi planlanması ve etkin bir ön hazırlık yapılması şarttır. Birebir görüşmeler genellikle işveren firmanın bir temsilcisi tarafından yürütülür. Bu görüşmelerin yapısı önceden belirlenebileceği gibi, sohbet havasında da geçebilir. Amaç, söz konusu pozisyon için uygunluk derecesinin belirlenmesidir. Bazı firmalar, birebir görüşmeleri çok rahat ve sohbet havasında yürütmeyi tercih eder. Bunun aday üzerinde rahatlatıcı etki yaptığına ve bilgi alış verişini kolaylaştırdığı savunulur. Buna karşılık bazı firmalar “stres görüşmesi” denilen ve adayın doğal tepkilerini ortaya çıkardığı savunulan yöntemleri kullanmayı tercih eder. Birebir görüşmelerin en büyük dezavantajı değerlendirmenin tek bir kişi tarafından yapılması ve daha subjektif kararların verilmesine neden olmasıdır.
Bu tür görüşmelerde katılımcıya görüşmeyi yönlendirme imkanı verilmiştir. Açık uçlu soruar sorulur. “Son işinizde hakkında neler söyleyebilirsiniz?” vb.
Amaç, tartışmalarda alınmayacak bilgi, duygu ve davranışalr hakkında bilgi almaktır. Bu görüşmeyi katılımcılar kontrol ettiğinden, yapılandırılmış sorular sorular sorulmadığından katılımcıları birbirleri ile karşılaştırmak zordur. Bu yöntem daha çok üst düzey yönetici seçiminde kullanılır.

PANEL GÖRÜŞMELER
Bu yöntem, ikiden fazla görüşmecinin veya yöneticinin, birlikte, tek bir aday ile yaptıkları görüşmelerdir. Genellikle çok sayıda elemanın farklı bölümlerde işe alınması planlandığında “toplu alımlar” tercih edilir ve özellikle bankacılık sektöründe sıklıkla kullanılır. Adayı zorlayıcı bir yöntemdir. Şirket açısından bakıldığında ise iyi bir panel yöneticisi ve koordinasyon olduğu takdirde sağlıklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
09

Münazara Nedir?

Kategori:Eğitim | Etiketler: , , , , ,

Münazara Nedir?
Münazara bir konuda karşıt görüşleri savunan takımların fikirlerini çarpıştırdıkları bir tartışma platformudur.

Münazara iki ana bölümden oluşur. İlk bölüm konuyu başlatan kişilerden meydana gelen konuşma bölümüdür. Konuşma bölümünde konuyu olumlu ya da olumsuz olarak savunan tartışmaclar yer alır. Bu bölüm için her iki gruptan seçilen yani konuyu olumlu veya olumsuz savunan 2 veya 4 kişi seçilir. Bu bölümün birinci konuşmacısı ilk grubun olumlu düşüncesini savunan ilk tartışmacıdır. Daha sonra ikinci grupta olumsuz düşünceyi savunan birinci konuşmacıyla münazaraya devam edilir. En sonda üçüncü ve dördüncü kişilerin konuşmalarıyla bu bölüm biter.

Münazarada son bölümü ise savunma bölümü oluşturur. Savunma bölümünde her iki gruptan konuyu en iyi biçimde ve etkili savunabilecek iki konuşmacı seçilir. Seçilen bu kişiler konuyu bir sonuca bağlayacak konuşmacılardır.

Münazaralarda hakemlerin (jüri) konuyu en iyi şekilde savunanı belirlemede şu hususlara dikkat etmesi gerekmektedir.
*Tartışmacıların konuyu açma, genişletme, örnekleme ve toparlama yeteneklerinin ölçülmesi,
*Tartışmacıların tonlaması, vurgulama ve konuyu metne bakmadan sunuşunun göz önüne alınması ve ölçülmesi,
*Tartışmacıların sözcükleri doğru bir şekilde kullanması, anlatım biçimlerinin ve cümle kuruluşlarının değerlendirilmesi,
*Tartışmacıların beden dilini doğru bir şekilde kullanıp kullanmadıkların değerlendirilmesi.

Önemli
Münazaralarda asıl amaç; seçilen konunun doğru ya da yanlış olması değil, düşüncesini en iyi biçimde savunan grubu seçmektir. Buradaki amaç ise karşı taraftaki grubu konuşma yeteneği ile yenmektir.

ÖRNEK MÜNAZARA KONULARI

Ülkenin kalkınmasında tarım mı, sanayi mi önde tutulmalıdır?

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
09

Adaçayı

Kategori:Sağlık | Etiketler: , , , , , , ,
adaçayı

Adaçayının Faydaları

Akdeniz kıyılarının kır bitkisidir. Ülkemizde kışın sert geçmediği yörelerde, bahçelerde de tohumlardan üretilir. Hafif kireçli, kolay su geçiren, kuru toprakları sever. Tohumları Nisan ve Eylülde ekilir. Şifası kenarları tırtıllı, buruşuk görülen, açık yeşil yapraklarındadır. Taen , uçucu yağ, acı madde ve B vitamini içermektedir. İki çeşit adaçayı vardır.

Bahçe Adaçayı
Gerçek Adaçayıdır, şifalılık bakımından daha etkilidir. 30-70 cm boyunda menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak ıtırlı bir koku yayar. Bahçe Adaçayı güneşli yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için kış boyunca çam dalları ile örtülmelidir.

Çayır Adaçayı
Çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir.Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan koyu mavi menekşe renkli çiçeklerinin pırıltısı uzaktan seçilebilir.
Yapraklar, çiçeklenme başlamadan Mayıs ve Haziran’da toplanmalıdır. Bitki kuru ve güneşli günlerde, eterli yağlar oluşturduktan sonra, yapraklar öğle güneşinde toplanır ve gölge yerde kurutulur, yıl boyu kullanılır.

*Adaçayı, tüm bedeni güçlendirir , kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde oldukça faydalıdır. Adaçayı sirkesiyle de, yatalak hastalara uzunca bir süre masaj yapılırsa rahatlatıcı ve canlandırıcı etkisinden faydalanılır.

*Gece terlemelerinde lavanta ile kullanılır. Mikroplu hastalıkların neden olduğu gece terlemelerini keser.

*Kramp, omurilik rahatsızlıkları, beze hastalıkları ve organ titrekliklerinde başarı ile kullanılır.

*Kan temizleyici etkisi vardır. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır , vücuttaki toksinleri atar, safrayı söker. Mide ve bağırsak gazlarını, bulantıyı giderir. Mide sularının düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı kolaylaştırır , iştah açıcıdır, ülsere ve ishale iyi gelir.İdrarı artırır.Kansızlığın iyileşme döneminde içilir.

*Adaçayı Papatya ile içilirse daha etkili olur.

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
09

Bilim Ve Teknoloji Haftası

Kategori:Eğitim | Etiketler: , , , ,

    Atatürk Derki;

  * Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fenin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir.

  * Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız… Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan olacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.

  * Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler, hayatı, akla ve gerçeklere uygun olarak göremez. Hayat felsefesini geniş bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye mahkumdur.

  * Başarılı olmak için aydın sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında doğal bir uyum sağlamak lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği idealler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır.

   *Halka yaklaşmak ve halkla kaynaşmak daha çok aydınlara yöneltilen bir vazifedir. Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini ve ne yapacaklarını önce kendi beyinlerinde iyice kararlaştırmalı, onları halk tarafından iyice benimsenip kabul edilebilecek bir hale getirmeli, onları ancak ondan sonra ortaya atmalıdır.

  * Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. İlim mutlaka cahilliği yener, o halde halkı aydınlatmak lazımdır.

  * Bu millet ve memleket ilme, irfana çok muhtaç; tahsil yapmış, diploma almış gelmiş, olanları korumak kadar doğal ve lüzumlu bir şey olmaktan başka, parti parti eğitim ve öğretim görmek için ilim ve fen almak için Avrupa’ya, Amerika’ya ve her tarafa çocuklarımızı göndermeye mecburuz ve göndereceğiz. İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa, sanat nerede varsa gidip, öğrenmeye mecburuz. Bu nedenle artık himaye çok zayıf kalır. Bunun yerine mecburiyet geçerli olur.

  * İlim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerde ben emir vermem. Bu alanda isterim ki beni bilim adamları aydınlatsınlar. Onun için siz kendi ilminize, irfanınıza güveniyorsanız, bana söyleyiniz, sosyal ilimlerin güzel (yapıcı) yönlerini gösteriniz, ben takip edeyim.

  * Ben, manevî miras olarak hiç bir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.

    Atatürk

 

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
09

Ihlamur

Kategori:Sağlık | Etiketler: , , , , , ,
ıhlamur1

Ihlamur Çiçeği

Haziran Ağustos ayları arasında beyazımsı sarı renkli, hoş kokulu çiçekler açan, yüksek boylu ağaçtır. Genellikle ormanlarda tabiî olarak bulunursa da, süs ağacı olarak park ve bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları saplı, ucu sivri, kenarları dişli, taban kısımları kalp biçiminde, üst yüzü yeşil, alt yüzü beyazımsı yeşil ve tüylüdür. Çiçekler, en az üçü bir arada olmak üzere sarkık durumlar teşkil eder. Meyveleri küre şekilli ve tek tohumludur.Ihlamur ağacı filizden iyi büyür. Azami bir sene yaşar.

Soğuk algınlığı, grip, bronşit ve öksürüğün tedavisinde etkilidir. Çiçekleri ve yaprakları deri kaşıntıları, yanık ve iltihaplarda kullanılıyor. Uykusuzluk ve gerginliğe karşı birebir. Bazı migren ağrılarına ve kabızlığa da iyi geliyor.

Önceki yıllarda daha çok grip ve öksürüğe karşı içilen ıhlamur, artık daha çok tüketiliyor.
Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, organik asitler, şeker, C ve P vitamini reçine ve enzimler bulunuyor. Ihlamuru başka bitkilerle birlikte demleyerek içtiğimizde, kimi hastalıklara karşı daha etkili oluyor. Örneğin; portakal çiçekleriyle birlikte kaynatılıp içildiğinde migrene, naneyle birlikte demlendiğinde mide rahatsızlıklarına iyi geliyor.

Yazinin devami icin tiklayin »

Mar
08

Elazığ’da Deprem!

Kategori:Genel | Etiketler: , , , , , , ,
deprem

Elazığ Depremi

Saat 04.32′de Elazığ’da 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Depremde ilk belirlemelere göre en çok Kovancılara bağlı üç köyde hasar meydana geldi. Başbakanlık 20 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Elazığ’da bu sabaha karşı saat 04.32′de meydana gelen Richter ölçeğine göre 6.0 büyüklüğündeki depremde ilk belirlemelere göre 20 kişi yaşamını yitirdi 60 kişi yaralandı. Merkez üssü Karakoçan ve komşu Kovancılar ilçelerine bağlı bazı köylerde yıkılan evlerin enkazında kalanlar oldu, yüzlerce yaralı hastanelere taşındı.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, merkez üssü Elazığ’ın Karakoçan ilçesi olan depremde, Okçular, Yukarı Kanatlı ve Kayalı köylerinde 20 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Okçular ve Yukarı Kanatlı ve Kayalı köylerinde 20 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir” ifadesine yer verildi.

ÇADIR KENT KURULUYOR
Yazinin devami icin tiklayin »